>
Alternatif Kanser Tedavisi
Sayfa 11
Inçındekıler
1 2 3 4 5 5a 5b 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Dr Tiwari

Dr. Nandlal Tiwari
, 25 yılı aşan bir süre kanserli hastaların tedavisi ile uğraşan, CARCTOL'un mucidi, Uluslararası Ayurveda uzmanı.

Dr. N. Tiwari,son yirmi yıldır, terminal safhadaki kanserli hastaları, kendi keşfi özel bitkisel ilaci ile tedavi etmektedir.  Orthodoks  tıbbın, ''artık yapacak bir şey kalmadı'' dediği, terminal safhadaki hastalarda, oldukça yüksek bir başarı sağlamıştır. Hindistan daki Assam orman kabilelerinde bitki araştırması yaparken elde ettiği bilgiler doğrultusunda yaptığı çalışmalar sonucunda,
CARCTOL'a ulaşmıştır.

Dr. Tiwari, Jaipuri Rajasthan (hindistan) da, terminal safhadaki hastaların tedavisinde, Yüzde 30 ile 40 oranında başarı sağladığını belirtmektedir.  Dr. Tiwari, Carctol'un insan vücudunda nasıl bir etki yaparak kanseri yendiğinin anlaşılması için günümüz tıbbı tarafından araştırılması gerektiğine inanmaktadır. Dr. Tiwari çesitli Ülkelerden, ilacını dahada geliştirmek için araştırma ve çalışma yapılmasını talep etmistir. Aralarında, Almanya, Avusturalya, İsveç, İngiltere ve Kenya nın bulunduğu birçok Ülkede Hastaları,
Carctol ile  tedavi etmiştir. ''Ayurvedik'' tedavi, gerekli bitkilerin doğru  oranda karışımı ile hastalara zarar vermeden onları iyileştirmektedir.  Klasik tedavi ilaçlarından farkı, içinde yapay yada kimyasal hiçbir maddenin bulunmamasıdır. Dr. Tiwari BBC televizyonunun Hindistan hakkında hazırladığı Dökümanter programlarda, ilacı hakkında bilgi vermesi için çağrıldığında, Carctolun insanlık için bir ''umut ışığı'' olduğunu ifade etmiştir.
SORUNLAR
Artirit -1
Artirit-2
Cilt Sorunları
Diabet(Şeker)
Enerji
Hemoroid
İmmüne Sistem
Kabızlık
Kanser
Kansızlık
Karaciğer
Romatizma
Şişmanlık
Yüksek Tansiyon
ÜRÜNLER
Amla
Arshina
Boswellia
Carctol
Defense Plus
Gourdin
Livocin
MSM
Muktavati
Neem
Shilajit
Triphala
Yogi Slimmer
Yograj Guggul
ÜRÜN SİPARİŞİ
Carctol
Diğerleri
"Tanrı biz kullarına çaresi olmayan dert vermez" - Paracelsus
1 2 3 4 5 5a 5b 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Genel Bilgiler-9

Ameliyat
Cerrahın temel görevi, belli bir bölgedeki tümörü hastanın hayatını tehlikeye atmayacak şekilde çıkarıp almak, kanserin o bölgedeki bezlere atlayıp atlamadığına bakmak ve eğer böyle bir durum varsa, daha fazla yayılmasını önlemek için, onlarıd da almaktır.
Ama cerrahlar sadece neşter kullanmakla kalmazlar. Görevlerinin bir parçası da, kuşkulanaılan kanseri tespit ve teşhis etmektir. Önce el ve göz yardımıyla, bakarak ve hissederek herhangibir olağandışı belirti rar, oluşum içerlerdyse bir endoskopla bakar, belkide incelenmek üzere, hasta dokudan küçük bir parça alırlar (
Biopsi )
Eskiden cerrahlar sadece tümörü değil, çevresindeki dokularıda ameliyatla çıkarırlardı. Örneğin, meme kanserinde hem memenin tamamı hemde koltuk altındaki bezler alınırdı. Ama bu tür ameliyatların kadında sebep olduğu ciddi psikolojik sorunlar bir yana, her zaman yaşam süresini  uzatmadığı, hatta bazan tersine kısalttığı da ortaya çıkınca ciddi biçimde eleştirilmeye başlandı.
Günümüzde artık bir cerrah kadın vücudunun şeklini bozmaktan kaçınarak kesinlikle gerektiği kadar dokuyu almakla yetiniyorlar. Yumru çıkarılıp alındıktan sonra meme bazen mümkün olduğu kadar normal bir görünüme kavuşturuluyor.
Kanser bacaktaki kemiklerden birindeyse, iyi bir cerrah eskiden olduğu gibi bacağı oluşumun yer aldığı bölgenin üzerinden kesip hastayı sakat bırakmak yerine kanserli kemiği çıkarıp yerine yapay bir kemik (
protez ) koymaktadır.

Cerrahi müdahalede gelişen teknikler
Yarayı mümkün olduğu kadar küçültebilmek ve vücudu mümkün olduğu kadar normal haline kavuşturabilmek için kanser uzmanı cerrahlar en ileri teknikleri giderek daha fazla kullanmaya başladılar. Bunlar kısaca örneklenirse;
- Lazer cerrahisinde, lazer ışınları kesme işlemi olmaksızın dokuların arasından geçiyor
- "İğne deliği" cerrahisinde sadece çok küçük bir nokta halinde kesme yapılıyor
- Mikrocerrahide en ince ve hassas operasyonlar bir mikroskop ve küçük aletlerle yapılıyor
Kanser uzmanı cerrahlar, tıpkı diğer cerrahlar gibi, gelecekte robot kullanmakta ustalaşacaklarını ve ameliyatları uzaktan kumandayla yapabileceklerini düşünüyorlar. Bilgisayarlı görüntüleme tekniği yardımıyla tümörlerin yerini, büyüklüğünü ve ne kadar yayıldığını tam olarak tespit edebileceklerini umuyorlar.

Radyoterapi
Yüz üç yıl önce, Belçikalı bilim adamı Roentgen, yüksek voltajlı bir akımı radyo lambasından geçirme deneyi sırasında, elektromanyetik radyasyonun maddeyi delip geçebildiğini keşfetti. Ne olduğunu bilmediği  için bu ışınlara, "X ışınları" adını verdi.Beş yıl sonra, 1900 da, bu ışınların insan dokusuna zarar verebildiği, bu nedenle de dikkatli kullanıldığı taktirde, habis tümörlerin küçültülmesinde, hatta tamamen yok edilmesinde  kullanılabileceği anlaşıldı. “Çok dikkatli olmak” son derece önemli, çünkü tedavi ederken sağlıklı dokulara zarar vermek çok basit.
Radyoterapi, özellikle radyasyona karşı duyarlı olduğu tespit edilen tümörlerin yok edilmesinde kullanılır. Ayni zamanda, ameliyattan sonra kalabilen ve çevredeki bezlere yayılma olasılığı bulunan, kanserli hücrelerin  yok edilmesinde ve ilerlemiş kanser vakalarında ıstırabı hafifletmek, komplikasyonları önlemek  amacıyla kullanılır. Buna “palyatif” tedavi denmektedir. İngilterede  kanser hastalarının yarısından fazlasına radyoterapi uygulanmaktadır.

Radyoterapi kanserde nasıl kullanılır

Radyoterapi dışarıdan röntgen aygıtlarıyla, içeriden de vücuda radyoaktif maddeler yerleştirilerek uygulanır. Ameliyattan önce tümörü küçültmek, tamamen yok etmek veya,  ameliyattan sonra kalan hücreleri temizlemek için en çok dışarıdan uygulanır. Her üç durumda da verilecek dozajın radyoterapide uzman bir doktor ve bir fizikçinin ortak çalışmasıyla, büyük bir dikkatle saptanması gerekir.
Radyoterapi tedavisine girecek bir hasta benzer isimli şu uzmanlarla karşılaşır;
- Radyolog : teşhiste uzmanlaşmış doktor.
- Radyoterapist: tedavide uzmanlaşmış doktor.
- Radyografi uzmanı: röntgen cihazını kullanan ve tedaviyi uygulayan kişidir.

Dozaj saptandıktan sonra tedavinin seyri hastanın durumuna göre belirlenecektir. Hergün gelebilecek hastaya toplam dozaj daha küçük miktarlara bölünerek uygulanacak, ancak haftada bir gelebilecek bir hastaya daha yüksek miktarda verilecektir.
Tedavi başlamadan önce, radyasyonun sağlıklı dokulara ulaşmadan tam tümöre verilmesini garantiye almak için bir tür prova mahiyetinde “ simülatör” denen bir alet kullanılır. Baş ve boyuna tedavi uygulandığında, hasta pleksiglas levhalarla örtülür ve korunur, ışın verilecek bölge güvenilir bir şekilde uygun yere yerleştirilip ışınların sadece tümöre ulaşması sağlanır.
Vücut yüzeyine yakın kanserler, içinde radyoaktif madde bulunan ince iğnelerin veya  tüplerin vücuda yerleştirrilmesiyle tedavi edilir. Bunlar radyasyonu doğrudan tümöre taşıdıkları için hastanın diğer hastalardan ayrı bir şekilde, radyoaktiviteye karşı alınan sıkı güvenlik önlemleri altında hastanede kalması gerekir.

Yan etkiler
Radyoterapinin yan etkileri vardır, ama bunlar yeni teknikler sayesinde azaltılmıştır. En sık görülen yan etkisi, tıpkı güneş yanığında olduğu gibi cildin kızarması ve tahriş olmasıdır. Bu durum genellikle tedavinin sonuna doğru ortaya çıkar, ama bazı insanlar diğerlerine oranla çok daha fazla etkilenirler.
Tedavi sırasında hastalar genellikle kendilerini çok bitkin hisseder ve epey dinlenme ihtiyacı duyarlar. Özellikle mide ve çevresi radyoterapi görüyorsa, bulantı da olabilir. Bu yan etkiler hastalara önceden bildirilmeli ve homoepati veya aromaterapi kremleri gibi doğal tedavi yöntemleriyle bunların üstesinden gelmelerine yardımcı olunmalıdır. Tedavi boyuna ve başa uygulanıyorsa, saçlar da dökülebilir, ama tedavi biter bitmez yeniden çıkar. İlik bulunan kemiklere tedavi uygulandığında iliğin( görevi kan yapmaktır ) azalması tehlikesi vardır ve bu da enfeksiyonlara karşı direncin azalmasına yol açacaktır. Bu yüzden, radyoterapi gören hastaların bol miktarda sıvı alması, gerçekten zengin bir beslenmeye ağırlık vermeleri gerekir. Böylece tam anlamıyla  iyileşebilmek için vücutlarına destek olacaktır.

Kemoterapi

Kemoterapi kimyasallarla, yani, ilaçla tedavi demektir. Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlara hücreleri zehirledikleri için Sitotoksik  adı verilir.  Özellikleri, vücudun her yerindeki kanserli hücrelere saldırmalarıdır( oysa ameliyat ve radyoterapi sadece belli bir bölgedeki kanseri yok eder ). Bu nedenle, kan kanserleri( ör. Lösemi ) veya lenfatik sistem kanserleri ( ör. Hodgkin hastalığı ) gibi bütün vücuda yayılan kanserlerde son derece etkilidir.


-
Kemoterapi kanserde nasılkullanılır ?
Kemoterapi tek başına da, ameliyat ve radyoterapiyle de birlikte kullanılır. Kanserlerin ilk başlangıç noktasından dolaşım sistemi vasıtasıyla salgı bezlerine ve vücudun diğer bölgelerine yayılmasını engellemekte özellikle başarılıdır.
Sitolojik ilaçların hepsinin kendine özgü nitelikleri olduğu için herbiri tek başına da kullanılabilir veya, daha geniş çaplı bir saldırı için diğer kanser ilaçlarıyla birlikte verilebilir.
Kansere karşı kullanılan ilaçların büyük çoğunluğu hap şeklinde ağızdan alınamadığı için ya enjeksiyonla  ya da damara damla damla verilir. Serum diye bilinen intraven infüzyon genellikle hatanede veya uzman bir klinikte, hastanın durumunu ve gelişimini takip eden doktor denetiminde hemşire tarafından uygulanır. .
Yan etkiler
Sitolojik ilaçlar hızla bölünerek çoğalan kanser hücreleri için zehirli olmalarının yanı sıra saç, tırnak, sindirim yolunun iç çeperi gibi hızla bölünen diğer hücreleride etkileyerek yan etkilere yol açar. Kemoterapi uygulanacağı zaman hastalara bunlar anlatılmalı, mide bulantısı ve kusma (mide çeperi tahriş olduğunda), saç dökülmesi (saç kökleri hasar gördüğünde ) gibi şeylerle karşılaşabileceklerini bilmelidirler.
Mide bulantısı ve kusmaya karşı  bulantı kesici ilaçların yararı olabilir. Tedavi sırasında ve ertesinde de kelliği gizlemek için peruk kullanılabilir( İngiltere de kamu sağlığı servisince bedava verilmektedir). Etkilenen saçlar tedaviden sonra yeniden çıkar  ama rengi ve yapısı farklı olabilir.
1 2 3 4 5 5a 5b 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30