Alternatif Kanser Tedavisi
Sayfa 14
İcindekiler
1 2 4 5 5a  5b 6 7 8 9 10 11 12 13 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27  28 29 30
Ayurveda nedir

90 lı yılların başına kadar, Batıda, Ayurveda tıbbı hakkında çok az kişi birşeyler duymuştu. O tarihlerden sonra Dr.  Deepak Chopra, Dr. Robert Svoboda, Dr. Vasant  Lad, gibi fizikçiler Batının gündemine getirdiler. Aslında bu çok eski bir bilimdi. Bilginin kaynağına göre, bu tıp  2000 ile 5000 yıl öncesine dayanıyor, ve Hindistanda halen uygulanmaktadır. Hindistan  bu bilimin anavatanıdır.   Birçok Batılı Geleneksel Çin Tıbbını (GÇT) ve ona ait bitkisel ilaçlarla, akupunktur’u duymuştur.  GÇT Çin için neyse, Ayurveda da Hindistan için odur. Bu gün bile her iki Ülkenin birçok hastane, ve kliniğinde,geleneksel tıp, batı (günümüz-allopathic) tıbbıyla birlikte uygulanmaktadır.  Hindistanda, bir tıp bilimi olarak Ayurveda, anatomi, pataloji,kendi tanı sistemleri ve tedavi stratejileri  ile, kapsamlı bir eğitim  gerektirir. Hindistanda bir Ayurveda  uzmanı olabilmek için,beşbuçuk yıllık bir eğitim programının  (Ayurveda, tıbbı ve cerrahisi, lisansı) başarıyla  tamamlanması gereklidir. Ayurveda Dünya Sağlık Örgütünce( WHO), etkili ve geleneksel bir tıp bilimi olarak kabul edilmiştir. Ayurveda’nın, üstün ve şık yönü; çok az bir çaba ve çalışmayla, kendi sağlığımızı ve yaşamımızı daha iyi yapacak, bazı basit  ve pratik  hususları  öğrenebilmemizdir.  Ayurveda’dan kendi bünyemizi ve kendi sağlığımızı tanımayı öğrenebiliriz. Bu da bize,uygun olan yaşam tarzını ve beslenme biçimini anlamamızı ve dolayısıyla, hangi bitki ve reçetelerin bize beden ve ruh sağlığı yönünden  yarar  getireceğini bilmemize yardım eder. Ayurveda’ya göre, her kişinin yapısı değişiktir. Bu nedenle, birisine iyi gelen ve ilaç olarak kullanılan bir şey, bir diğeri için zararlı olabilir.  Ayurveda insanları pratik olarak üç ana tipe ayırır. Bu tiplere(veya dosha lara), “Vata”, “Pitta”, ve “Kapha” denir.  Bunlar, sırayla, “Hava-Boşluk”,” Ateş-Su” ve” Su -Toprak” tır.   Dosha vücuttaki temel psikolojik, biyolojik, kimyasal özellikler grubudur.  “Vata”, "Pitta” ve “Kapha” vücudumuzdaki pozitif güç,  yaşam enerjisidir ve  değişebilirler.  Artabilirler veya, nadirende olsa, bünyemizde olması gereken seviyenin altına inebilirler(azalabilirler). Bu bozulmuş dosha, vücutta veya ruhta, bir dengesizlik oluşturarak, hastalıkların ortaya çıkmasına uygun ortama olanak sağlar.  Değişmiş olan dosha’yı tekrar dengeye oturtmanın yolu sağlıklı beslenme, yaşam biçimi ve bitkisel desteklerden geçer.  Vücudumuzda artmış olan dosha’yı azaltmak veya pasifize etmek için, bitkisel takviyeler kullanılır. Bu nedenle, örneğin, Vücudunuzda  çok fazla “Pitta” varsa, bu kendini, sıcaklık, kırmızılık ve acılı isilik şeklinde belli eder.
O zaman, siz serinlik veren bitki yada bitki karışımlarını kullanırsınız. Böylece
Pitta azalacak veya pasifize olacaktır.  Dışarıdan gelen herşey ve ruhsal durumumuz, fizyolojimizi etkileyerek dosha’larımızın  dengesini  yada dengesizliğini yaratır. Ayurveda da beslenme bir iaçtır. Hastalıklar, beslenme ve bitkilerden yapılan beslenme takviyesi ilaçlarla sağlanır.  Ayurveda ya göre insansan yapısı, zihin ve beden le bir bütündür.  Zihnin bedeni, bedenin, zihni ( ruhsal durum ), karşılıklı etkilemesi sözkonusudur. Çok hastalıklı bir bedende, berrak bir ruh bulunması çok zordur.  Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur, Ata sözümüz, bu gerçeğin çok iyi bir ifadesidir. Yine bu nedenle, Ayurvedik bitkisel ilaçlar( veya bitkisel takviyeler), bu gerçek gözönüne alınarak hazırlanmıştır, ve binlerce yıllık deneylerden geçmiştir.     
                                        

CARCTOL, AMLA, ARSHINA, DEFENSEPLUS,  MUKTAVATİ, NEEM,TRIPHALA, GOURDIN, SHILAJEET, YOGI SLIMMER,YOGRAJ GUGGUL,  AMRİT KALASH Ayurvedik ürünlerden birkaçıdır. Bu ürünler çeşitli bitkilerden veya özlerinden elde edilmişlerdir.
                                       
CARCTOL, sıfır yan etkili bir antikanser üründür.  Kanserin her türüne karşı kullanılmaktadır. Vücudu,  Radyo terapi ve Kemoterapinin zararlı yan etkilerine karşıda korumaktadır.  Önceleri  güç ve kuvvet artırıcı Tonik olarak kullanılıyormuş, daha sonra yeni formülüyle kansere karşı kullanılmaya başlanmıştır  
                                         
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın---->>>

AMLA: En zengin doğal C vitamini kaynağıdır. So?uk algınlığından korur, erken saç ağarmasını önler, güçlü bir antioksidandır. İçindeki tannin maddesi C vitamininin oksidasyonunu geciktirir. Kemikleri ve dişleri güçlendirir, yaşlanmayı geciktirir. Bağırsakları temizler ve kan şekerini ayarlar.
                                           
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın---->>>

ARSHINA: İç ve dış hemoroidlerin tedavisinde endikedir. Büyük aptesti yumuşatır, dış basurları dağıtır, iç basurları eritir.
                                          
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın---->>>
DEFENSEPLUS,İlk Ayurvedic, immün sistem  düzenleyici:   immüne sistem takviye ve koruyucusu.   Bilimsel olarak kanıtlanmış, Ayurveda nın ilk bitkisel ürünü
DefensePlus, seçilmiş bitkilerin özünden yapılmıştır, optimum vücut dayanıklığı ve direnci sağlar.
                                          
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın----->>>

MUKTAVATI : Ayurveda dan, yüksek tansiyon, çarpıntı, uykusuzluğa bitkisel çözüm.
MuktaVati, 
Ayurveda nın yıllardır denenmiş bitkilerini içeren, yüksek tansiyonu, uykusuzluğu, çarpıntı ve heyecan, sorunu olan insanlar için yegane çözümdür,
Bireylerin diyetlerine eklendiğinde, MuktaVati’nin etkisini, 2-3 gün gibi çok kısa bir sürede göreceklerdir.                   
                                           
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın------>>>

NEEM: kanı temizler ve “lypolytic” etkiye sahiptir.. Neem yapraklarından üretilen tabletler,antiseptik ve antimikrop olarak idrar yolları    rahtsızlıkları, ishal, akut bronşit, deri enfeksiyonları, enfekte olmuş yanık tedavisi, yüksek   tansiyon ve yangılı hastalıklar gibi çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Neem Rosea ve  Egzema da çok etkilidir.
                                           
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın----->>>

TRIPHALA: Bir doğal laksatif, antioksidan ve gözleri canlandırıcı, Doğal kalın bağırsak temizleyici, kabızlık ve gastrit gidericidir. Triphala kabızlığı giderir, gastro intestinal sistemi temizler ve güçlendirir. Tüm vücudu toksinlerden arındırır, sindirimi güçlendirir.
                                           
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın------>>>

GOURDIN:
Bir başka doğal ürün. Diabet için, sıfır yan etkili. Ve doktorunuzun vermek zorunda olduğu hiç bir ilaçla etkileşim yapmayacağından emin olabileceğiniz etkili bir ürün.
                                           
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın----->>>

LIVOCIN: Hepatit türleri,  siroz, karaciğer yetmezliği, alkol harabiyeti dahil, güvenle kullanabileceğiniz etkili bir ürün.
                                           
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın----->>>

SHILAJEET:
Shilajit, İmmün sistemi takviye eden ve enerji seviyemizi yükselten bir üründür
Detoksifiye (toksinlerden arındırma) özelliği vardır

                                            
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın----->>>

YOGI SLIMMER :
Fazla  kilolardan kurtulmak isteyenlerin güvenebileceği doğal  bir çözüm. Vücuttaki yağların yakılmasını sağlarken aşırı iştahı frenler. Metabolizmayı hızlandırır ve enerji düzeyinizi yükseltir.
                                           
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın ------>>>

YOGRAJ GUGGUL: Dolaşım bozuklukları, arteriosklerosis, artirit, romatizma, kalp problemleri ve Yüksek tansiyonda kullanılır. İmmün sistemde akyuvarları harakete geçirir.
                                            
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın---->>>

BOSWELLIA:  Romatoid Artiritt için yine sıfır yan etkili bir diğer ürün. Boswellia, ayni zamanda, boswellia serrata olarak bilinir ve eklemlerimize optimum sağlık getiren, doğal bir birtkisel üründür.  Güzel kokusu nedeniyle, tütsü( insense ) olarak ta kullanılmıştır.
                                           
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın------->>>
                                          

AMRİT KALASH:
E ve C vitamininden 1000 kez daha güçlü bir antioksidandır

                                         
Daha fazla bilgi için lütfen tıklayın----->>>
                                     


Bu ürünlerin tümü kanserle savaşta Carctol ile birlikte kullanılabidikleri için burada tanıtılmaktadır.
1 2 4 5 5a  5b 6 7 8 9 10 11 12 13 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27  28 29 30
Genel Bilgiler-12
-Alternatif ürün ve Yöntemler'in-kısa tanıtımı


Bu bölümde, alternatif tıp adı altında kanserle mücadelede kullanılan ürünlere ve yöntemlere bir göz atalım. Aslında alternatif tıp olarak tanımlanan bu uygulamaların hepsi alternatif değil bence. Olsa  olsa “
adjuvan” terapi denilebilir. Çünkü bu ürünlerin büyük bir bölümü kişiyi, Ortodoks tıbbın gereği olan radyoterapi veya kemoterapinin  son derece zararlı yan etkilerine karşı korumaya yönelik tir. Bir yandan, kişinin savunma gücünü geliştirerek hastalıkla mücadelesinde başarı oranını yükseltmeyi amaçlarken, diğer yandan da yukarıda değindiğimiz klasik tedavinin kişide oluşturduğu harabiyeti en aza indirmek amacıyla, o ölümcül tedavilerle birlikte uygulanmaktadır. Sözü uzatmadan bunların neler olduğuna bir göz atalım:

CARCTOL,  MGN-3, Maitake D fraction, Shiitake,Reishi, Beta glucan 1,3/1,6, DMSO+Hx 0025, MSN , Oksijen Tedavisi,  Hidrazin Sulfat, 2LC1 ve 2LC2,Amrit Kalash( MA4,5,7), Pau D’arco, Laetril, Chlorella, Spiriluna,   Köpek balığı kıkırdağı, Dana kıkırdağı, Progreen, Mistletoe(Iscador), Chaparral( Larrea ) Echinacea, Coenzyme Q10, Grape seed extract, Squalene.

CARCTOL
Carctol, Himalaya Dağının Hindistana bakan eteklerindeki sekiz bitkinin, belirli oranlarda birbirine katılması sonucu oluşturulan bir üründür. Bu sitenin kuruluş sebebidir.  Her sayfanın ilk yarısında Carctol hakkında bilgiler verilmiştir. Aktif kansere karşı kullanımda, günde dört kez, 4 saat arayla 2 kapsül alınmaktadır. Radyoterapi ve kemoterapi ile birlikte alınması öneriliyor.



MGN-3
Pirinç kepeğinden elde edilir. İmmünoloji alanında gerçek bir ihtiladir( Op. Dr. Sn İlhami Güneral’in ifadesidir). İki hafta süren başlangıç dozu günde 3 kez 1 gm., İdame dozu ise günde 1 gramdır. Pirinç kepeğinde bulunan, polysaccarit'in Shiitake mantarından elde edilen bir enzimle küçültülmesi sonucu elde edilen bir bileşeiktir. Vücut savunmamızda görev alan, beyaz kan hücrelerinde
NK, T,B tür hücrelerin aktif hale gelmesini sağlar. Tıbbi tabirle "immünomodilatör"dür-bağışıklı sistemini güçlendirir.

MAITAKE
Maitake, tıbbi değeri olan türleri içinde( Shiitakei Reishi vb.) , kansere karşı  en etkin mantardır. Tümörün büyümesiniönlemesi ve hatta  durdurmasının yanında, kemoterapinin ağır yan etkilerinide azalttığı ifade edilmektedir.
Maitake D-fraction,
beta glucan olarak bilinen polysaccharide-sakkarit içermektedir.  Beta glucan, immün sistemi ve bazı hücre ve proteinleri harakete geçirerek, kansere karşı savaşmalarını sağlar. Bunlar; macrophajlar, T hücreleri, NK hücreleri-natural killer cells-,ve interleukin-1 ve 2. dir

Beta glucan 1,3
Beta glucan ekmek mayasında ve maitake gibi bazı mantarlarda bulunmaktadır. Yukarıda -maitake tanımında-kısaca anlatıldığı şekilde savunma sistemimiz için faydalıdır.
Ayrıca cildi güzelleştirdiği de iddialar arasındadır.

DMSO+Hx
DMSO için çok büyük laflar edilmektedir. Asrımızda, kortizon ve antibiyotikler den sonraki en önemli buluştur deniyor. Kemoterapi ve radyoterapi ile alındığında, saç dökülmesi, ve  ağız kenarında yara oluşumunu engelleyecektir deniyor.
Dimetil Süfokside(DMSO), aslında bir tür boya incelticidir.  Ama  aşağıdaki terapötik özelliklere sahip olduğu iddia edilen bir incelticidir:

1-Miyelinsiz sinir elyafının etkinliğini kaldırarak ağrıyı bloke eder.
2-Antienflamatuardır.
3-Bakteri, fungus(mantar) ve virüslerin üremesini önler.
4-İlaçların hücre zarlarından kolaylıkla geçmesini sağlar.
5-Damarlarda, platolitlerden oluşan tromboz olasılığını azaltır.
6-Sadece deriye sürüldüğü zaman bile müsekkin etkisi yapar.
7-Hücrelerin içindeki histamin ve prostoglandin salgısını önleyerek damar genişletici rol oynar.
8-Kollajeni yumuşatır.
9-Hidroksil serbest radikallerini yok eder.
10-Bağışıklığı kamçılar.
11-Damar içi kullanıldığında güçlü diüretiktir(idrar söktürücü).
12-Organizmada
interferon oluşumunu sağlar.
13-Yaraların kapanmasını hızlandırır.
DMSO bu niteliklerinden dolayı,spora bağlı travmalarda, artiritlerde, ayak ve bacak problemlerinde, baş ve omurga travmalarında başarıyla kullanılmaktadır. Zihin özürlülerin ve kanserlilerin tedavisinde umulmadık bir etki göstermektedir, deniyor.
DMSO belirli oranda Hematoksylin olarak bilinen, organik boya karıştırılarak, kanser hastalığına karşı kullanılmaktadır.

MSN - Metilsulfonilmetan

DMSO
dan elde edilen bir diğer organik kükürt kaynağıdır.. DMSO gibi sıvı değil, katı, toz, kristal, veya pul şeklindedir. Tıpkı DMSO gibi taşıyıcı özelliği vardır-içine karıştırılan maddeleri hücre çekirdeklerine kadar götürdüğü, ve suda  eritilip cilt üzerine sürüldüğünde anında cilt altına nüfuz ettiği, belirtiliyor. DMSO ile anyi özellikleri içerdiği, ancak onun gibi vücutta ve ağızda sarmısak kokusuna benzer bir koku oluşturmadığı için tercih edildiği'de iddia edilmektedir. 
Ayrıca
DMSO kullanımı sırasında böbreklerin iyi çalışması koşulu da vardır, ve bu nedenle 15 günde bir Kreatin kleransı 'nın  kontrolu gerekir.

OKSİJEN TEDAVİSİ

Bu başlık altında her ikisi de kanser e karşı kullanılan iki alternatif uygulamayı tanıyacağız. Bunlar;
OZON ve HİDROJEN  PEROKSİT tedavileridir

OZON Terapisi

İki kez Nobel Ödülü alan
Otto Warburg, 1930 da yazdığı "Tümörlerin Metabolizması" kitabında " kanserin belli başlı sebebi, normal hücrede şekerin oksijenasyon yerine fermantasyona  uğramasıdır "  diyor
Bir diğer kitabında ise, " yüksek. oksijen yoğunluğunda kanser hücreleri yaşayamaz " diyor.
İlk oksijen tedavisi olan OZON terapisi, yaygın bir şekilde elli seneden fazla bir süredir birçok enfeksiyonlarda, kanserde arteriosklerozda, yara ve gangrenlerde, astım ve benzeri hastalıklarda kullanılmaktadır.Avrupa ve Meksikada ki uygulamalarda,
OZON tedavisinin kanser tümörlerini küçülttüğü görülmüştür. Ülkemiz de, Bursada NUC-ONKOLOJİ MERKEZİ'nde bu uygulama yapılmaktadır. Yetkilisi, Doç. Dr. Murat Baş.  Tel: 0224 2215959. Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak  istiyorsanız  sağ taraftaki doktorun adına tıklayın==>>>>Dr. Murat Baş .  Ayrıca; www.ozon.com.tr ve  www.dunyam.com.tr adreslerinden de yararlanbilirsiniz       
                             

HYDROGEN PEROXIDE(H2O2) tedavisi

Diğer bir Oksijen tedavisi de hidrojen peroksit uygulamasıdı
r.  Meksikadaki Santa Monica hastanesinde Dr. Kurt Donsbach 10.000'den fazla kanserli hastaya sulandırılmış H2O2 uyguladığını ve pek çoğunda mucizevi iyileşmeler elde ettiğini yazıyor.
Oklahom
a'dan Dr. Charles Farr'a göre, vücudun hemen hemen her hücresi tarafından doğal olarak üretilen H2O2, zarlar arası geçişi kolaylaştırır, hormonal mesajlar iletir, vücut hararetini dengeler, immün sistemi kamçılar ve daha bir sürü metabolik faaliyett'e bulunur.
1918 yılındaki grip salgınında da kullanılmış ve ölüm yüzdesini çarpıcı bir şekilde düşürmüştür
.


HİDRAZİN Sülfat

Kanserde  ölüm nedeni, ya tümörün hayati organları sararak işlevlerini yok etmesi, yada glikonjenezis denen bir kısır döngü sonucu oluşan kaşeksidir. Kaşeksi tümör oluşumu ile başlar ve vücudun tüm enerji birkimini tümör'ün beslenmesi için harcayarak hastanın savunma gücünü yokeder ve hasta basit bir enfeksiyonla ölecek hale gelir. "Gerçekte kimse kanserden ölmez"  diyor,
Dr. Harold Dvorak.  Çok başka sebeplerle, ya pnömoniden, ya da organlarından birinin iflası yüzünden ölür. Kaşeksi, enfeksiyonu ve metabolik zehirleri kamçılar ve hastayı tümörün sonucundan çok daha önce ölüme götürür.
Kanser hücresinin glikoza olan açlığı, hızla çoğalmalarından dolayı, normal hücrelerden 10-15 kat fazladır. Üstelik glikozu tam olarak da yakmaz.  Fermantasyon yoluyla kullanır ve geriye atık olarak, laktik asit bırakır. Bu atık karaciğere ulaştığında, bir enzim vasıtasıyla ve de enerji birikimini harcayarak yeniden glikoza dönüşür. Böylece karaciğerle tümör arasında hastayı tüketen bir alış-veriş sürer gider.Bu olayı, ilk kez
Otto Warburg meydana çıkarmış ve bu buluşu ile Nobel ödülü kazanmıştır.
1970
yılında, Paul Ray adındaki kimyacının bulduğu bu maddeyle, Syracuse Kanser enstitütüsü Başkanı Dr. Gold, kanser hücresini açlıktan öldürecek etkili bir yönteme sahip olmuştu.
Hidrazine Sülfat, hem glikonejezisi durduruyor, hemde tümörün büyümesini, engelliyordu.
İlk uyguladığı hasta-ki üç dört günlük bir ömrü kaldığı biliniyordu.- birkaç hafta içinde ayağa kalktı. Benzer başka hastalardada şaşırtıcı sonuçlar almıştır
.



Sizlerden  talep geldikçe  verilen bilgilerin kapsamı genişletilecektir..
.




Прокат игровых консолей в Новосибирске PS 4 700 в сутки город Новосибирск
Прокат игр прокат ps4 - аренда сони плейстейшн в Новосибирске sony dualshock 3 джойстик для ps3 - геймпад ps3 Новосибирск