>
Alternatif Kanser Tedavisi
Sayfa 3
Sayfa 2- İçindekiler 1 2 4 5 5a 5b 6 7 8 9 10 11121314 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
Kanser, ölüme neden olan hastalıklar listesinde, kalp hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır.  Maalesef  sadece klasik tedavi ile bu hastalığı yenmek çoğu kez mümkün olamamaktadır.

Bu gerçek moralinizi  bozmasın...  Kemoterapinin yan etkileriyle boğuşan, ileri  safhada, bir kanserli yakınınız mı  var?  Lütfen umudunuzu yitirmeyin!  Zararlı  hiç bir yan etkisi olmayan, bitki esaslı carctol'u deneyin ve kanseri doğadan gelen bu ilaçla yenin. Carctol  HİMALAYA   Dağlarından  esen  yeni bir umut . Kanserle savaşırken yanınızda, bu silah kesinlikle bulunsun.

Herşey 1968 yılında, genç bir adamın, Assam ormanında yaşayan yerlilerin yaraları  iyileştirmek için çiğnedikleri bitkilerin, inanılmaz  sonuçlarını  farketmesiyle başladı.

Bu genç adam, Dr. Nandlal Tiwari, o tarihten bu yana, bu bitkileri kanserli hastalarda deneyerek, yararı tartışılamaz CARCTOL'a ulaşmıştır.

Carctol, formülü uzun araştırmalar sonucu  bulunan ve Himalaya dağlarındaki  bitkilerden elde edilen, güçlü bir anti-kanser ilaçtır. Hiçbir zararlı yan etkisi olmayan, Carctol kanserin her türüne karşı kullanılmaktadır.
Son safhaya gelmiş (terminal) hastalarda bile iyileşme yüzdesi  küçümsenemeyecek düzeydedir.
SORUNLAR
Artirit-1
Artirit-2
Cilt Sorunları
Diabet(Şeker)
Enerji-Halsizlik
Hemoroid-Basur
İmmün  Sistem
Kabızlık
Kanser
Kansızlık
Karaciğer
Romatizma
Şişmanlık
Yüksek Tansiyon
Aterosklerozis
Kalp ve Damar

ÜRÜNLER
Amla
Amrit Kalash
Arshina
Boswellia
Carctol
Defense Plus
Gourdin
Livocin
MSM
Muktavati
Neem
Shilajit (mumiyo)
Triphala
Yogi Slimmer
Yograj Guggul
BC-I Kalp Damar
DİĞERLERİ
Ayurveda
İçindekiler

SİPARİŞ
Carctol
Diğer ÜrünlerDiğer Ürünler
"Tanrı biz kullarına çaresi olmayan dert vermez" - Paracelsus
sipariş ve temin
1 2 4 5 5a 5b 6 7 8 9 10 11121314 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Genel bilgiler-1
Giriş

Modern tıbbın önlemekte çaresiz kaldığı, hatta, bazan neden olduğu hastalıklar (söylemesi üzücü de olsa bir gerçektir) her geçen gün artan sayıda insanı kurbanları arasına alıyor. Medeniyet Hastalığı da denilen bu rahatsızlıklarla başa çıkmak için insanlar artık 'doğal'  şifalar aramaya başlamıştır. Batı dünyasında kalple ilgili rahatsızlıklardan ölenlerin sayısı hemen hemen iki katı olmasına rağmen en çok korkulan hastalıkların başında herhalde kanser gelmektedir. Bunun bir nedeni de birçok kanser türünün hala esrarını koruyor olması ve sebebinin blilinmemesiyle birlikte, modern tıbbın en ciddi ve yaygın görülen kanserlerin tedavisinde bile henüz yetersiz kalmasıdır.
Aslında erken teşhis konduğu zaman bazı kanser türlerinin tedavisi artık münkündür. Öte yandan, en yaygın görülen kanserlerin tedavisindeki başarısızlığın yarattığı hayal kırıklığı, çok çeşitli alternatif tedavi yöntemlerinin geliştirilip denenmesine yol açmıştır.
Bu yöntemlerin bir bölümünün yararsızlığı ortaya çıkmasına karşın, bazıları, özellikle beslenme ve yaşam biçimi üzerinde yoğunlaşanlar, öyle büyük bir başarı kazanmıştır ki, hemen hemen Batılı Ülkelerin önde gelen kanser uzmanları, hastalarının klasik tedavisine bunların ne kadar ve ne boyutta eklenmesi gereğini ciddi olarak araştırmaya başladılar.
Klasik tıp ile ''doğal tedavi''  veya ''alternatif tedavi'' adı verilen yöntemlerin gelecekte daha da iç içe olacağı ve birlikte kullanılacağı, bununda en çok kanserden korunma ve hastalığın tedavisi alanında devreye gireceği görülmektedir.

Kanser Nedir?
Kanser, vücuttaki hücrelerin denetimden çıkıp vücudun diğer bölümlerinden bağımsız ve kontrolsüz bir biçimde büyümeye başlamadığı bir hastalıktır. Bu hücreler saldırıya geçen vahşiler gibi vücudun normal normal kurallarına isyan başlatır ve kendilerine ait ayrı bir düzen oluştururlar.
Bu isyancı örgütler, ya da ''hastalıklı oluşumlar'' daha sonra vücudun işleyişine müdahale etmeye başlar. Engellenmeleri için girişimde bulunulmazsa, en önemli organları işgal edip iflasına yol açarak ölüme neden olurlar.

Kanser nasıl gelişir?
Kanser şu üç aşamada gelişir:        
Önce hastalıklı hücreler büyümeye başlar, çevrelerindeki dokulara nüfuz ederek vücudun belli bir bölgesine yerleşir.  Kanserin ilk başladığı bölgedeki bu evresine 'primer kanser' adı verilir.
Daha sonra, vücudun bağışıklık, ya da, savunma sisteminin bir parçası olan en yakın lenf bezlerinden birine  atlar ve oradan vücudun diğer  bölgelerine doğru yola çıkar.Hastalıklı hücreler daha sonra yerleştikleri bu ikinci bölgede tekrar büyümeye başlar ve  çoğu kez çevrelerini  büyük  bir  hızla istila ederler. Buna kanserin ikinci evresi denir (Kanser deyimi; kanserli hücrelerin yanlara doğru yengeç gibi  ilerlemesinden  gelir. Latince de ''cancer'' yengeç demektir.)
    
Kanserin ilk işaretleri
Erken tanı, bütün kanser türleri için hayati önem taşır. İnsanlar vücutlarında kanser başlangıcı anlamına gelebilecek olağandışı değişikliklere karşı her an uyanık olmalıdırlar. Kanserin en yaygın görülen ilk uyarı işaretlerini şöyle sıralanabilir:

    Memede, testislerde veya vücudun herhangibir yerinde şişlik veya doku sertleşmesi
    İyileşmeyen bir yara veya lezyon
    Geçmeyen ses kısıklığı veya, öksürükle birlikte kan gelmesi
    Sürekli karın ağrısı, karın bölgesinde büyük yumrular veya, yutkunma zorluğu
    Bağırsak haraketleri veya, idrara çıkma alışkanlıklarında değişiklikler
    Ben veya siğillerde belirgin bir değişiklik
    Olağandışı kanama veya akıntı
    Beklenmedik kilo kaybı veya iştahsızlık
    Aşırı yorgunluk, bitkinlik veya keyifsizlik
    Sürekli ağrı (her zaman ağrı yapmayabilir)
    Ağrı yapmayan ancak şişen ve küçülmeyen salgı bezleri

Yukarıdaki belirtilerden hiçbiri kesin kanser tanısı anlamına gelmez.  Bunlar kısa sürede, uygun tedaviyle iyileşebilecek 'iyi huylu' bir oluşumun belirtileri de olabilirler. Ama ne olursa olsun, derhal bir doktora gidip durumu bildirmek durumundayız.  Sorummluluk sahibi hiçbir sağlık uzmanı sizi ciddiye almamamak, detaylı muayene etmemek, daha etraflı tetkik gerekiyorsa, sizi başka bir uzmana göndermemek gibi bir hatayı yapmaz.

Gerek kadınlarda gerekse erkeklerde en yaygın görülen kanserlerin, akciğer, sindirim sistemi ve idrar yollarında ortaya çıkması,  ve giderek artması, günümüzdeki beslenme tarzı, çevresel kirlilik ve sigarayı, sorumlu  etken olarak işaret etmektedir.
Onu mümkün olduğunca engellemeye ve uzak tutmaya çalışmak, bu başarılamadığı taktirde tedaviye erken başlamak, değişmeyen amacımız olmalıdır.
1 2 4 5 5a 5b 6 7 8 9 10 11121314 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29  30
Sayfa 2-İçindekiler